Hasan Fehmi Ataç Apartmanı
- Dikkate değer
- Tarihi anıt
Dil · 11 yayınlandı
Tarihi anıt · Ankara
Deniz Arel tarafından incelendi · SSMTour Seyahat Editörü
St. Clemens Kilisesi, Ankara’nın Altındağ ilçesinde, Anafartalar Caddesi ile Çıkrıkçılar Yokuşu arasındaki Ulus bölgesinde bulunan arkeolojik bir harabedir. Yalnızca duvar parçaları ve bir payanda kalmıştır; bu da burayı eksiksiz bir kilise veya işleyen bir ibadet yeri yerine, küçük ölçekli tarihsel bir iz hâline getirir. Alan, bu konumla bağlantılı sonraki cami olan Yeğen Bey Camii ile de ilişkilidir. İlgi çekici yanı, bir Bizans dönemi yapısının, ne kadar eksik olursa olsun, Ankara’nın yoğun modern şehri içinde ayakta kalmış olduğunu görmektir. Harabeye, korunmuş iç mekânı veya resmî ziyaretçi güzergâhı bulunan geleneksel bir cazibe noktası olarak değil, Ulus’un arkeolojik hikâyesindeki katmanlardan biri olarak yaklaşmak en uygunudur.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
İçine girilebilecek korunmuş bir nef, eksiksiz bir iç mekân veya aktif bir ibadet alanı yoktur. Görülebilen kanıt, ziyaretçiler için düzenlenmiş odalardan ziyade yapısal kalıntılar olarak okunması gereken günümüze ulaşmış duvar parçaları ve bir payanda ile sınırlıdır. İlgili mimari unsurlar, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile bağlantılı Roma Hamamı Açık Hava Müzesi’nde sergilenmektedir. Yakındaki bu müze durağı, izole taş işçiliğine bağlam kazandırır ve sonraki inşaatlar, yangın ve şehir değişimi özgün yapının çoğunu ortadan kaldırdıktan sonra eski kilisenin parçalarının nasıl anlaşılabileceğini gösterir. Birlikte değerlendirildiğinde, harabe ve müze Ankara’nın katmanlı geçmişini keşfeden ziyaretçiler için daha bilgilendirici bir arkeolojik eşleşme oluşturur.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
St. Clemens Kilisesi’nin kendisi için yaklaşık 15 ila 25 dakika ayırın. Bu süre, kalıntıların yerini bulmayı, duvar parçalarını ve payandayı incelemeyi ve bunları çevredeki Ulus sokakları ile bina hattı içinde değerlendirmeyi kapsar. Harabe, uzun ve bağımsız bir ziyareti gerektirmez; ancak daha geniş bir arkeolojik yürüyüşte kısa bir durak olarak iyi iş görür. Daha kapsamlı bir tarihsel yorumlama istiyorsanız Roma Hamamı Açık Hava Müzesi’ne ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne devam edin. Bu kurumlar, kısa bir dış gözlemi Ankara’nın değişen şehir dokusu ve günümüze ulaşan mimari parçaları hakkında daha uzun bir anlatı dizisine dönüştürür.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Duvar parçaları ve payandanın daha kolay ayırt edilebildiği, çevredeki sokaklar ve geçitlerin aktif olduğu gündüz saatlerinde dışarıdan ziyaret edilecek bir durak olarak planlayın. Gün ışığı, ana yolların arkasındaki yoğun şehir adasında yön bulmaya da yardımcı olur. Gündüz yapılan bir Ulus güzergâhı, kiliseyi yakındaki müzeler, çarşılar ve tarihî rotalarla birleştirebilir; burayı ayrı işletilen bir cazibe noktası gibi değerlendirmemek gerekir. Bir zaman çizelgesinin bulunmaması, harabenin durumunu açıklar; görevli erişimi veya garantili giriş sözü vermez.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Çevredeki halka açık şehir alanından dış kalıntıları görmek için giriş ücreti yoktur. St. Clemens Kilisesi için listelenmiş bir bilet gişesi, görevli giriş veya ziyaretçi altyapısı bulunmadığından, burayı düzenli olarak işletilen bir müzeden farklı planlayın. Roma Hamamı Açık Hava Müzesi veya Anadolu Medeniyetleri Müzesi tarafından alınan herhangi bir giriş ücreti ayrıdır ve bu kurumlara aittir. Kilise harabesi için pratik beklenti, çevredeki halka açık sokaklardan ve bina geçitlerinden görülebilenlerle sınırlı ücretsiz dışarıdan izleme olmalıdır. Ücretsiz görmeyi özel mülke veya kısıtlı bina alanlarına girme izni olarak yorumlamayın.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Ankara Metrosu M1 ile Ulus istasyonuna gidin, ardından Anafartalar Caddesi ve Çıkrıkçılar Yokuşu yönünde yürüyün. Kalıntılar, Altındağ’ın Ulus bölgesinde, eski adliye bölgesinin arkasında ve Anafartalar Caddesi No. 63 yakınındadır. EGO, Ankara Metrosu’nu ve şehir otobüslerini işletir; bu da merkezi bölgeye ulaşmak için toplu taşımayı pratik kılar. Son yaklaşım, özel bir anıt girişinden ziyade çevredeki sokakları ve bina geçitlerini kullanır. Anafartalar Caddesi ve Çıkrıkçılar Yokuşu’nu yön bulma noktaları olarak kullanın ve bir kapıya yönlendiren işaretleri takip etmek yerine yoğun şehir adası içinde arama yapmayı bekleyin. Son yaklaşım için fazladan yön bulma süresi ayırın.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Bu harabeye geleneksel bir kilise turistik noktası gibi yaklaşıldığında yanlış anlaşılması kolaydır. Kalıntılar yoğun bir şehir adasında binaların arkasındadır ve yaklaşım, özel bir engelsiz ziyaretçi güzergâhı yerine çevredeki sokakları ve bina geçitlerini kullanır. Koşullar kısıtlı veya düzensiz olabilir; harabenin kendisi için de listelenmiş ziyaretçi olanakları yoktur. Halka açık çevreden gözlem yapın, geçitleri açık tutun ve sakinlere ve işletmelere saygı gösterin. Günümüze ulaşan taş işçiliğini, tırmanılacak, dokunulacak veya izin alınmadan girilecek açık bir dinlenme alanı değil, hassas bir arkeolojik kalıntı olarak değerlendirin. Bu ortam sabır, özen ve yerel günlük faaliyetlere karşı anlayış gerektirir.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Burada fotoğraf çekmek, günümüze ulaşan parçalar ile Ankara’nın modern şehir dokusu arasındaki ilişkiyi kaydettiğinde en faydalıdır. Duvar kalıntılarını ve payandayı, yoğun Ulus şehir adası içindeki konumlarını gösterecek kadar çevre bağlamıyla birlikte kadraja alın. Özellikle yakındaki binaların görüşü kısıtladığı yerlerde, gün ışığı taş işçiliğini ayırt etmeyi kolaylaştırmalıdır. Yalnızca halka açık alanlardan fotoğraf çekin, geçitleri açık tutun ve yakındaki binalara, sakinlere ve işletmelere saygı gösterin. Yakın plan ayrıntılar görünmüyorsa, daha geniş bağlamsal bir görüntü yine de alanın sonraki bir şehrin içine gömülmüş sıra dışı bir Bizans izini taşıyan karakterini aktarır. Bağlam, yakın görüntüyü zorlamaktan daha değerlidir.
2026-09-02 kontrol edildi · Kaynak
Ankara’nın Ulus bölgesinde, yalnızca günümüze ulaşmış duvar parçaları ve görülebilen bir payanda bulunan bir harabedir.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde, Anafartalar Caddesi ile Çıkrıkçılar Yokuşu arasındaki Ulus bölgesinde, Anafartalar Caddesi No. 63 yakınındadır.
Alanla bağlantılı sonraki cami olan Yeğen Bey Camii adıyla da ilişkilendirilir.
Günümüze ulaşan kilise, genel olarak 5th ve 9th yüzyıllar arasına tarihlenen Bizans dönemi yapısı olarak tanımlanır.
Sonraki Yeğen Bey Camii, Ankara’nın 1916 yılındaki büyük yangınında ağır hasar gördü ve ardından yalnızca sınırlı kalıntılar günümüze ulaştı.
Kilise ile ilişkilendirilen mimari unsurlar, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile bağlantılı Roma Hamamı Açık Hava Müzesi’nde sergilenmektedir.
Etkileşimli harita yükleniyor…
Etkileşimli harita yüklenemedi.
Son güncelleme:
Kaynak: OpenStreetMap katkıda bulunanları, Wikidata ·